"Şehitliğin ve Gaziliğin üzerinde bir makam yoktur. Birçok makam çalışıp çabalayarak elde edilebilir fakat Şehitlik ve Gazilik çok güçlü bir inanç gerektirir''
"Şehitliğin ve Gaziliğin üzerinde bir makam yoktur. Birçok makam çalışıp çabalayarak elde edilebilir fakat Şehitlik ve Gazilik çok güçlü bir inanç gerektirir''

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan Hanımefendi, "Gençlerimiz kahramanlıkların Malazgirt'te, Çanakkale'de, Kurtuluş Savaşı'nda yaşanıp bittiğini düşünüyorlardı belki de. Fakat 15 Temmuz'da vatan kelimesi ruhlarımızı kanatarak yeniden hayatımızın merkezine yerleşti. Yeni nesil artık vatan için candan vazgeçmenin ne demek olduğunu çok iyi biliyor" dedi.

Ankara Ticaret Odasının (ATO) 15 Temmuz ve terörle mücadele gazileri onuruna verdiği iftara, Emine Erdoğan Hanımefendinin yanı sıra Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Dr. Fatma Betül Sayan Kaya, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü ile ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran da katıldı.

İftar davetinde konuşan Emine Erdoğan Hanımefendi, sözlerine "Bu vatan uğruna canlarını feda eden şehitlerimizi rahmetle anmak istiyorum, ruhları şad olsun. Millet olarak onlara minnettarız. Aynı şekilde 'Ölürsem şehit, kalırsam gazi' anlayışıyla hiç tereddüt etmeden cepheye koşan ve bu vatan için çarpışan tüm gazilerimize büyük bir minnet borçluyuz" diyerek başladı.

Çanakkale'den 15 Temmuz'a aynı ruhla bu vatan ve milletin yüksek menfaati için savaşıldığını belirten Erdoğan, yeri geldiğinde terörle mücadele edildiğini, bu ülkenin selameti için serden geçildiğini söyledi.

Emine Erdoğan Hanımefendi, "Şehitliğin ve gaziliğin üzerinde bir makam yoktur. Birçok makam çalışıp çabalayarak elde edilebilir fakat şehitlik ve gazilik çok güçlü bir inanç gerektirir ancak sonsuz bir vatan sevgisi karşılığında kazanılan bir makamdır ki değeri de buradan gelir" ifadesini kullandı.

Dünyanın neresine gidilirse gidilsin vatan fikrinin kaldırılamayacağına işaret eden Erdoğan, çünkü hayatın vatan havasının teneffüsle başladığını kaydetti.

Emine Erdoğan Hanımefendi, vatanın birçok değeri kapsadığını, din, namus, şeref ve bağımsızlığı içinde barındırdığını dile getirerek, "Fakat bu milletin vatan sevgisi bir başkadır. Üzerinde yaşadığımız topraklar, tarihin her döneminde bu değerlere bağlı kahramanların hiç bitmeyen mücadelesiyle vatan olmuş, Türk İslam yurdu olarak tescillenmiştir. Şairin dediği gibi 'Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır'." diye konuştu.

- "Ellerinde bayraklarla ölümü öldürerek koştular meydanlara"

Vatan ve bayrak gibi sevgilerin tarihe malolmuş, şiirlerde kalmış duygular olduğunun düşünüldüğünü belirten Emine Erdoğan Hanımefendi, konuşmasına şöyle devam etti:

"Gençlerimiz kahramanlıkların Malazgirt'te, Çanakkale'de, Kurtuluş Savaşı'nda yaşanıp bittiğini düşünüyorlardı belki de. Fakat 15 Temmuz'da vatan kelimesi ruhlarımızı kanatarak yeniden hayatımızın merkezine yerleşti. Yeni nesil artık vatan için candan vazgeçmenin ne demek olduğunu çok iyi biliyor. Milletimiz, hainlerin emellerini tek yürek, tek bilek olarak engelledi. Ülkemizi esarete, zillete, acıya ve kaosa teslim etmedi. Gördük ki bu topraklarda ne yiğit biter ne şehadeti göze alan kahraman. Milletimizin aziz evlatları, dudaklarında tekbir, ellerinde bayraklarla ölümü öldürerek koştular meydanlara. Allah o geceyi bir daha yaşatmasın bu millete. Vatan sevgisini, millet olma bilincini gençlerimizin kalbinden eksik etmesin."

Erdoğan, 15 Temmuz'dan bu yana şehitlerin aileleri ve gazilerle sık sık görüştüklerini, evlerinde onları ziyaret ettiklerini anlatarak, salondakilere "Artık hepinizle bir aile olduk. Evlatlarınız evladımız, analarınız anamız" şeklinde seslendi.

Her seferinde onlardaki metanete, sabra ve asalete hayran kaldığını vurgulayan Emine Erdoğan Hanımefendi, "Tankların karşısına dikilen o demir yürekler nasıl da yufkalaşmış, nasıl da Rabbimin müjdesine teslim olup tevekkülü seçmişler. Her birinin farklı farklı hikayesi var ama gururları ortak, hissiyatları bir. 'Yine olsa yine çıkarım tankın karşısına' diyor bir gazimiz, 'Bütün bedenim, aklım, yüreğim hep vatan olmuştu' diyor bir diğeri" ifadelerini kullandı.

- "Üzerimize düşen, şehitlerimizin emanetine sahip çıkmak"

Emine Erdoğan Hanımefendi, Mehmet Akif Ersoy'un "Birlik" ismindeki şiirinin "Değil mi cephemizin sinesinde iman bir. Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor, yılmaz. Cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz." dizelerini okuyarak, bu millette bu iman olduğu müddetçe teröristlerin, darbecilerin ve yedi düvelin asla başarılı olamayacağını, emellerine ulaşamayacaklarının altını çizdi.

Erdoğan, şunları kaydetti:

"Vatan dersinden geçtikten sonra şimdi üzerimize düşen şehitlerimizin emanetine sahip çıkmaktır, gazilerimizin göz bebeği olan bu ülkenin gelişmesi için çalışmaktır. Şehitlerimizin evlatlarına sözümüz var, gazilerimizle ahdimiz var. 16 Nisan'da yeni bir dönemece girdik. Allah'ın izniyle bundan sonra bu ülkede darbelere izin vermeyecek bir sistem inşa edeceğiz. Teröre karşı her yönüyle güçlü bir yapı kuracağız. Üzerinde yaşadığımız coğrafya öylesine değerli, öylesine özel ki bu toprakların talibi hiç bitmeyecek. Gözler hep üzerimizde olacak ama bizler Allah'ın izni, milletimizin azmi, devletimizin gücü ile hepsinin üstünden geleceğiz. Yeter ki bu ruhu kaybetmeyelim, yeni nesillerimizi bu şuurdan mahrum etmeyelim. Millet olmanın değerini hiç ama hiç unutmayalım. Siyasetten medyaya, akademiden iş dünyasına milli hedeflerde buluşalım."

ATO'ya teşekkürlerini ileten Emine Erdoğan Hanımefendi, iş dünyasının sadece ekonomik alanda değil, ülke meselelerinde de inisiyatif aldığını net biçimde gösterdiklerini söyledi.
 
Erdoğan, şu anda Doğu'da ve Güneydoğu'da terörle mücadele eden bütün güvenlik güçlerine muvaffakiyet dileyerek, ülkenin selameti, milletin geleceğinin daim olması temennisinde bulundu.

-‘’Devlet ve millet olarak her zaman şehit yakınları ve gazilerimizin yanındayız’’

İftar programında bir konuşma yapan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Dr. Fatma Betül Sayan Kaya ise, "Devlet ve millet olarak her zaman siz değerli şehit yakınlarımızın, gazi kardeşlerimizin yanında olmaya, her türlü desteği vermeye devam edeceğiz. Şehit yakınlarımız, vazife malulleri ve gazilerimiz için hükümet olarak bugüne kadar ne yapmamız gerekiyorsa, hiç tereddüt etmeden yerine getirdik ve yerine getirmeye de devam edeceğiz. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın" dedi.

Bakan Kaya, konuşmasında 15 Temmuz'da ve terörle mücadelede canı pahasına vatanı savunan kahraman gazilere şükranlarını sundu.

Kahraman milletin, Anadolu topraklarını yurt kılmak için büyük bedeller ödediğini belirten Bakan Kaya, milletin istiklal ve istikbalini teminat altına almak için devam eden mücadelenin, daima şehit ve gazilerin üstün fedakarlıklarıyla hayat bulduğunu kaydetti.

Bakan Kaya, onların vatan ve hürriyet uğruna şehit düşerken, gazi olurken hiçbir hesap yapmadıklarını vurgulayarak, salonda bulunanlara şöyle seslendi:

"Sizler de milletimizin asil kanında, ecdadımızın yüzlerce yıllık geçmişinde bulunan bu duyguyla hiç düşünmeden mermilerin üzerine yürüdünüz. Görevlerinizi yerine getirirken asla tereddüt etmediniz. Ülkenize, bayrağınıza olan sadakatinizi hep kalbinizde taşıdınız." 

Dünyada böyle başka bir milletin bulunmadığına işaret eden Bakan Kaya, "Ben böyle bir milletin evladı olmaktan dolayı çok büyük onur duyuyorum, gurur duyuyorum. Sizler, 15 Temmuz'da, Doğu ve Güneydoğu'da terörle mücadelede vatan ve millet uğruna gazaya çıktınız. Vatan, millet ve bayrak uğrunda verilen kutlu kavganın en ön saflarında yer aldınız. 'Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.' sözünü anlamlandıran sizlersiniz" diye konuştu.

- "Her zaman her türlü desteği vermeye devam edeceğiz"

Bakan Kaya, şehit ve gazilerin gösterdikleri büyük fedakarlıklar karşısında kendilerinin yaptıklarının her zaman kifayetsiz olduğunu belirterek, konuşmasına şöyle devam etti:

"Devlet ve millet olarak her zaman siz değerli şehit yakınlarımızın, gazi kardeşlerimizin yanında olmaya, her türlü desteği vermeye devam edeceğiz. Şehit yakınlarımız, vazife malulleri ve gazilerimiz için hükümet olarak bugüne kadar ne yapmamız gerekiyorsa hiç tereddüt etmeden yerine getirdik ve yerine getirmeye de devam edeceğiz. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Şehit yakını ve gazilerimize, ekonomik ve sosyal desteklerimizi hiçbir maliyet hesabı yapmaksızın sürdüreceğiz. Bu devlet, kuşkusuz şehitlerimiz ve siz değerli gazilerimizin bizlere bıraktığı en büyük emanettir. Bu emaneti layıkıyla koruyacağımızdan hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Şehitlerimizin her damla kanı bağımsızlığımızın teminatıdır. Gazi milletimiz, 15 Temmuz ruhuyla istiklal ve istikbaline her zaman sahip çıkacaktır."

Bu vatanın şehit ve gazilerin, hürriyetinden asla taviz vermeyen ecdadın bıraktığı kutsal emanet olduğunu kaydeden Bakan Kaya, bu kutsal emaneti korumaya ve gelecek nesillere aktarmaya devam edeceklerini bildirdi.

Vatan sevgisinin milletin imanının güçlü bir yansıması olduğunu belirten Bakan Kaya, "Vatan olmadan bir milletin inandığı, uğruna şehitler verdiği değerleriyle var olması mümkün değildir. Bu inançla kardeşlik hukukumuzu güçlendirmeye, bir olmaya, iri olmaya, diri olmaya devam edeceğiz" dedi.

Bugün Türkiye'nin 2023, 2053 hedefleri konuşulabiliyorsa, bunun şehit ve gazilerin fedakarlığı, cesareti ve kararlılığı sayesinde olduğuna  vurgu yapan Bakan Kaya, "Siz değerli gazilerimiz, yaptığınız büyük fedakarlıklarla bizlere millet olma şuurunu bir kez daha hatırlattınız. Vatan için, bayrak için feda ettiklerinize, kaybettiklerinize rağmen hiçbir şey olmamış gibi 'vatan sağ olsun' cümlesi her şeyi anlatmaya aslında yetiyor" ifadesini kullandı.

Bakan Kaya, dünya durdukça her bir şehidin ve gazinin hatırasının bu topraklarda yaşamaya devam edeceğini belirtti.

Gelecek nesillerin tıpkı bugün olduğu gibi şehit ve gazileri minnetle, şükranla yad etmeye devam edeceğini anlatan Bakan Kaya, "Sıkıntınız, derdiniz her ne olursa olsun, her zaman yanınızdayız ve emrinizdeyiz. Bu bizim için büyük bir sorumluluk olmanın ötesinde, bir gurur vesilesidir" diye konuştu.

08 Haziran 2017