''İstanbul'u sağlam tutarsak Allah'ın izniyle Türkiye'de de dünyada da bizi yıkacak bir güç tanımıyoruz''
''İstanbul'u sağlam tutarsak Allah'ın izniyle Türkiye'de de dünyada da bizi yıkacak bir güç tanımıyoruz''

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Sorumluluğumuz tüm Türkiye'yi, tüm bölgeyi, tüm dünyayı içine alacak şekilde genişlerken, İstanbul en büyük enerji ve moral kaynağımız olmaya devam ediyor. Unutmayınız, İstanbul'da teklersek Türkiye'de tökezleriz. İstanbul'da metal yorgunluğu olursa Türkiye'de paslanırız. Buna karşılık İstanbul'da kıpırdanırsak Türkiye'de şahlanırız" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı'ndaki konuşmasında, Türkiye'de siyaset yapmanın, bu yolla iktidara gelmenin, başarılı olmanın ilk şartının İstanbul'da güçlü bir şekilde var olmak olduğunu söyledi.

"İstanbul'da yoksanız ülkenin kalanında ne yaparsanız yapın başarıya ulaşamazsınız. Bizim seyri siyasetimizde de İstanbul adeta amiral gemisi mahiyetinde bir öneme sahip olmuştur" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1970'li yıllardan itibaren siyasetin her kademesinde adeta çekirdekten yetiştikleri İstanbul'un, aynı zamanda 1994'te ilk büyük başarılarını elde ettikleri yer olduğunu aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım başta olmak üzere Bakanlar Kurulundaki, genel merkezdeki, teşkilatlardaki, belediyelerdeki pek çok isimle siyaset ve yol arkadaşlıklarının o yıllardan beri devam ettiğini dile getirerek, "Sorumluluğumuz tüm Türkiye'yi, tüm bölgeyi, tüm dünyayı içine alacak şekilde genişlerken, İstanbul en büyük enerji ve moral kaynağımız olmaya devam ediyor. Unutmayınız, İstanbul'da teklersek Türkiye'de tökezleriz. İstanbul'da metal yorgunluğu olursa Türkiye'de paslanırız. Buna karşılık İstanbul'da kıpırdanırsak Türkiye'de şahlanırız" diye konuştu.

- "İstanbul'u sağlam tutarsak bizi yıkacak bir güç tanımıyoruz"

"İstanbul'u sağlam tutarsak Allah'ın izniyle Türkiye'de de dünyada da bizi yıkacak bir güç tanımıyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bunun için, 81 vilayetimizdeki teşkilatlarımızın tamamı elbette önemlidir ama İstanbul bir başka önemlidir. Avrupa Birliği üyesi 28 ülkenin 20'sinden daha büyük durumda bulunan, tarihi ve coğrafi konumuyla benzersiz bir şehir olan İstanbul sadece Türkiye değil, bölgemiz ve dünya için de önemlidir. AK Parti İstanbul teşkilatlarında, belediyelerimizde, sivil toplum kuruluşlarımızda görev alan arkadaşlarımızın tüm çalışmalarını işte bu bilinçle yürüttüklerine inanıyorum. İstanbul'un büyüklüğünü anlamayan hiç kimse İstanbul'a ve AK Parti'ye hizmet edemez. İstanbul'u büyük bir aşkla, tutkuyla, heyecanla sevmeyen hiç kimse bu şehre ve partimize gereken katkıyı sağlayamaz. Nisan ayında Yenikapı'da yaptığımız mitingimizde İstanbul'u şairlerin diliyle anlatmaya çalışmış ve şöyle demiştim; Sade bir semtini sevmenin bile bir ömre değdiği İstanbul / Gözleri kapalı dinlediğim İstanbul / Adını göklere yazarsam düşlerimden mehtabının kaybolacağına korktuğum İstanbul / Benim zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim, vatanım İstanbul / Güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar İstanbul / Bir kanat vuruşunda bulutlarda, bir süzülüşte vatanımız, dalgalarda olduğumuz İstanbul / İki kıtadaki insanlar gibi sarmaş dolaş olacak semtleriyle bizi kucaklayan İstanbul /Sana geldim, içim ümitlerle dolu, 'beni sarhoş etme ne olur' dediğimiz İstanbul /Seni görüyorum yine, gözlerimle kucaklar gibi uzaktan dediğimiz İstanbul / Rumeli Hisarında oturup bir türkü tutturduğumuz İstanbul /Söze 'yine sen kazandın İstanbul, ben yenildim' diye başlayıp, sonunda 'yine emrindeyim' diye bitirdiğimiz İstanbul / Rahmetli Aşık Veysel gibi, seversen olayım yarin İstanbul... İşte bunun için İstanbul Türkiye'dir, Türkiye İstanbul'dur diyoruz."
 
 - "İstanbul Türkiye ortalamasının altına düşmemeli"

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, "İster siyaset yapalım ister ticaret, ister sanat, edebiyatla uğraşalım, ister sporla hiç fark etmez, bu şehrin hakkını vermek zorundayız. Eğer yaptığımız işi, verdiğimiz mücadeleyi bu şehre uygun şekilde yürütmezsek hedeflerimize ulaşamayız" ifadelerini kullandı.

Çalışmalarıyla, sevgileriyle, fedakarlıklarıyla, bu şehre ve insanlarına kendilerini sevdirirlerse, İstanbul'un kendilerini başında, sırtında taşıyacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bir şeyin tabii üzerinde durmamız lazım. Biz Büyükşehir Belediyesi seçimlerinde İstanbul'da, küsuratları konuşmayacağım, yüzde 48'le büyükşehir belediye başkanlığı seçimini aldık. Ardından halk oylamasında malum İstanbul yüzde 48,65 oyla neticeyi verdi. Tabii biz İstanbul'u böyle görmek istemiyoruz. İstanbul, Türkiye ortalamasının altına düştüğü an buna yanarız, buna üzülürüz. İstanbul Türkiye ortalamasının altına düşmemeli, onun üstünde olmalı. Üstünde olduğu anda birçok şey değişir. Öyleyse bir yerde yanlışımız var, bir yerde eksiğimiz var. Eğer metal yorgunluğu diyorsak, burayı şöyle oturup değerlendireceğiz. Kimse bundan üzülmeyecek çünkü bu hareket alışılmış bir siyasi parti hareketi değildir, bu bir davadır buna böyle bakacağız. Bizim İstanbul'a ihtiyacımız var. Diğer örneklere, alternatiflere baktığımızda görüyoruz ki İstanbul'un bize ihtiyacı var. Öyleyse şehrin en kılcal damarlarına kadar girerek, ayak basmadık yer, eline ve gönlüne dokunmadık insan bırakmayarak, her taşına hayran olduğumuz İstanbul'u kendimize de ram edeceğiz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Soruyorum sizlere, bize kibir yakışır mı? Bize gurur yakışır mı? Gurur Allah'a yakışır, bize değil. O onun. Bize ne oluyor ki afra tafra yapıyoruz? Bize ne oluyor ki koltuklardan güç almanın gayreti içerisine giriyoruz. İdeal siyasetçi oturduğu koltuktan güç alan değildir, oraya güç katandır, bunu böyle bilmemiz lazım. Bunu başardığımız anda bu milletin bize nasıl güç katacağını çok daha farklı göreceğiz. Çünkü biz tevazuda toprak gibi olmaya mecburuz" şeklinde konuştu.

Almanya'daki seçime ilişkin değerlendirmede bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz de buradan mesajımızı veriyoruz. Ne diyoruz, ya onlar o kampanyada Türkiye'ye böyle saldırdılar, yüklendiler de ben oradaki vatandaşlarımıza niçin mesaj vermeyeyim? Türkiye'den mesajımı veriyorum, ne diyorum; Türkiye düşmanı olan partilere sakın ha oy vermeyiniz, sakın. Türkiye dostu olanlarla beraber olun. Küçük partiymiş falan buna da bakmayın, verin. Onlara oyunuzu verin, onları büyütelim ve bu büyüklenenler, Türkiye'ye karşı bu şekilde saldıranlar, bu seçimde onların sandıkta bana göre bir tokat yemeleri lazım" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hala bizimle uğraşıyor. Ya sen bizimle niye uğraşıyorsun? İşine bak. Bizde referandum oldu, bizimle uğraştınız. Partilerin başkanları çıktı, orada 'hayır' kampanyasına katıldı. Sözde Türk diye geçinen bir ahlaksız, orada 'hayır' kampanyası yaptı. Kiminle? Terör örgütüyle beraber yaptı. Türkiye'nin Cumhurbaşkanı'na ne yazık ki Almanya'nın kapısını kapattılar. Buna Sayın Merkel de dahil, muhalefet de dahil. Partimizin yetkililerine aynı şekilde... Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımıza Hollanda'da nasıl bir densizlik yaptılar biliyorsunuz. Ya bunların demokrasiyle falan alakası yok, bunların demokrasiyle yakından uzaktan alakası yok. Söylediğimiz zaman da yalan bunlarda gani" ifadelerini kullandı.

Türkiye içinde bölücü terör örgütünün belirli bölge ve büyükşehirlerde sürekli kanlı eylemler peşinde koştuğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bir başka terör örgütü ise önce emniyet ve yargı içindeki elamanları aracılığıyla hükümeti devirmeye, bunu başaramayınca da ordu içindeki militanları vasıtasıyla kanlı bir darbe yapmaya teşebbüs ediyor. Siz bu örgütlerle, bu saldırılarla canhıraş mücadele ederken uluslararası camianın da sürekli tacizine, tehdidine maruz kalıyorsunuz. Seçimlerde aleyhinize çalışmaktan, gizli askeri ambargolarla aleni ekonomik ayak oyunlarından iç mekanizmalarımıza kadar aleni müdahale etmeye, sosyal ve siyasi tarihlere kadar size karşı yapmadıklarını bırakmıyorlar. İster vatandaş olsun, ister yönetici, Alman, Amerikalı, Hollandalı, Fransız, Rus, İranlı, İngiliz, Suudi Arabistanlı, Kanadalı bu empatiyi yapan herkes bize hak verecektir. Türkiye kimseden ulufe, iane, lütuf, ihsan beklemiyor. Türkiye kimseden hakkı olmayan bir şeyi de talep etmiyor. Türkiye sadece kendi varlığına, kendi egemenliğine, geleceğine saygı gösterilmesini istiyor. Bu saygının gösterilmediği durumlarda da kendi başımızın çaresine bakmaktan başka bizim bir derdimiz olamaz."

- "Silahlarını ülkemize yöneltmiş teröristlerin arasına girmiş herkes bizim nezdimizde teröristtir"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, karşı karşıya bulundukları meseleleri siyaset ve diplomasi yoluyla çözmek için her türlü imkanı kullandıklarına, her fedakarlığı yaptıklarına işaret ederek, "Artık bu yöntemlerin işe yaramadığı bir yere doğru hızla gittiğimizi görüyoruz. Bu çağrımıza samimi bir cevap vermeyen hiç kimsenin hiçbir ülkenin Türkiye'nin bundan sonra atacağı adımlara yapacağı itirazların bizim nezdimizde de bir karşılığı yoktur. Bölgede terör örgütleriyle iş tutmak uğruna Türkiye gibi bir ülkeyi askeri mukabele pahasına karşısına alacak bir devlet bu hatasının hesabını önce kendi kamuoyuna vermek zorunda kalacaktır. Biz sadece ve sadece terör örgütleriyle, teröristlerle mücadele ediyoruz. Silahlarını ülkemize yöneltmiş teröristlerin arasına girmiş herkes bizim nezdimizde teröristtir. Suriye ve Irak meselesinde son sözümüz budur. Önümüzdeki günlerde gelişmeler Türkiye'nin bu açık ve kesin duruşu doğrultusunda inanıyorum ki şekillenecektir" şeklinde konuştu.

- Notlar 

Toplantının yapıldığı salona Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım'ın posterleri ile Türk bayrakları asıldı. Vatandaşlar toplantıdan saatler önce salonu doldururdu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın salona girişiyle vatandaşlar sevgi gösterilerinde bulunurken, "AK gençlik burada, Reis'inin yanında", "Recep Tayyip Erdoğan", "İşte ordu işte komutan", "Başkan Erdoğan" ve "Bir gece ansızın gelebiliriz" şeklinde slogan attı.

Gençlik kollarının "Gençlik geleceğe hazır" pankartı açtığı toplantıda AK Parti İstanbul İl Başkanı Selim Temurci ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da birer selamlama konuşması yaptı.

Temurci, konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a bir hat tablosu hediye etti. Öte yandan toplantıya Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Hayati Yazıcı, Mehmet Mehdi Eker ile Mustafa Ataş da katıldı.

20 Ağustos 2017
Fotoğraflar