Emine Erdoğan Hanımefendi, AK Parti İl Kadın Kolları tarafından düzenlenen ''Siyasette Kadın Eli Paneli''ne katıldı
Emine Erdoğan Hanımefendi, AK Parti İl Kadın Kolları tarafından düzenlenen ''Siyasette Kadın Eli Paneli''ne katıldı


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan Hanımefendi, "Önümüzdeki en büyük tehlike, fani olanı ebedi sanmaktır, makamların sarhoşluğuna kapılmaktır, kadim kültürümüz, milletimizin yolundan sapmaktır. İlk günün diğerkamlığı, fedakarlığı ve ihlasıyla kendimizi yeniden donatmalıyız" dedi.


 


Emine Erdoğan Hanımefendi, AK Parti İl Kadın Kolları tarafından Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi'nde düzenlenen Siyasette Kadın Eli Paneli'nde yaptığı konuşmada, hayatın insanın cesaretine göre şekillendiğini, büyüdüğünü veya küçüldüğünü dile getirerek, kendisini büyük hedeflere adayanların dünyasının genişlediğini, küçük hedeflerle yetinenlerin dünyasının küçük olduğunu söyledi.


 


AK Parti teşkilatının her zaman büyük hedeflere tabi olduğunu belirten Erdoğan, katılımcılara şöyle seslendi:


 


"Türkiye'yi kalkındırmaya, demokrasimizi güçlendirmeye, milletimizi yüceltmeye baş koyduk, kendi kaderimizi milletimizin kaderiyle birleştirdik. Kadın teşkilatı olarak kapı kapı dolaştığımız günleri duygulanarak hatırlıyorum. Teşkilat olarak imkansızlıkların, çile ve zorlukların içinde çalışıp çabalıyor ama aşkımızı, heyecan ve samimiyetimizi hiç yitirmiyorduk. Bugün bir noktaya gelmişsek, bu yolun yoldaşları sizler sayesinde geldik. Kadrolarımızın samimiyeti, alın teri, çilekeş gayretlerinin çok önemli bir yeri var bu yolculukta. AK Parti, 15 yılda girdiği 12 seçimden de zaferle çıktı. 5 genel, 3 yerel, 3 referandum, bir Cumhurbaşkanlığı seçimini kazandık. Sizler, dünya tarihine geçecek bu büyük zaferin ortağısınız. Bu yürüyüş sırasında maalesef bazı kardeşlerimizi, arkadaşlarımızı kaybettik. Rabbimden hepsine rahmet diliyorum. Davamızın görünmez kahramanlarını da muhabbetle selamlıyorum."
 


Emine Erdoğan, yürünen yolun "dikensiz bir gülistan" olmadığını ifade ederek, "Fakat biliyoruz ki Mevlana'nın dediği gibi 'İnsanın kanadı gayretidir.' İnşallah gayretlerimizi artırıp kanatlanarak, yeni hedeflere doğru yol alacağız. Bu süreçte birçok zorlukla mücadele edeceğiz. Umudunuzu, azminizi hiçbir zaman yitirmeyin. Konfüçyüs diyor ya 'Bir şeyin yapılamaz olduğunu düşünerek uyursanız, başkasının o şeyi yaparken çıkardığı gürültüyle uyanırsınız.' Bu ülke için, kadınlarımız, çocuklarımız ve insanlık için hedeflerimiz var. Dün olduğu gibi bugün de Bosna'nın, Gazze'nin, Halep'in dramını yüreğimizde hissediyoruz. Pakistan'ı, Filistin'i, Somali'yi görüş alanımızdan hiç çıkarmıyoruz, insanlığın yaralarına merhem olmaya çalışıyoruz" diye konuştu.


 


- "İşini çok daha iyi yapana ihtiyacımız var"


 


Çokluk içinde birlik ilkesi muhafaza edildiği ve kardeşlik iklimi beslendiği sürece daha çok yaralı yüreğe şifa olunacağını belirten Erdoğan, şunları söyledi:


 


"Önümüzdeki en büyük tehlike, fani olanı ebedi sanmaktır, makamların sarhoşluğuna kapılmaktır, kadim kültürümüz, milletimizin yolundan sapmaktır. İlk günün diğerkamlığı, fedakarlığı ve ihlasıyla kendimizi yeniden donatmalıyız. Bugün 15 yıllık tecrübeden sonra artık sadece işini yapana değil, işini çok daha iyi yapana ihtiyacımız var. 15 yıllık tecrübenin bir kazanımı olmalı ve bunu her alana yansıtabilmeliyiz. Milletimize hizmetimizi aksatmak şöyle dursun, 'Daha güzelini nasıl yaparız?' buna odaklanmalıyız. Rabbimiz elimizdeki nimeti sürdürmek için gayretimizi görmek istiyor. Şayet biz, kendimizi bir şeye adarsak, kader de harekete geçecektir, bundan emin olun. Hiçbir başarı merdiveni eller cepte çıkılmaz. Başarı, emek ister, alın teri ister. Bizler aklımızı, gönlümüzü, vicdanımızı, bilgimizi insanlığın hizmetine adadıktan sonra bu, asla karşılıksız kalmaz. Dün olduğu gibi bugün de kadınlar olarak Türkiye'nin demokrasi sınavında, kalkınma yarışında gayretimizi birleştirelim. Sayısı 5 milyona yaklaşan kadın üyesi olan bir partiyiz. Dünyada bunun bir benzeri olduğunu asla sanmıyorum. Kadının eğitimden, siyasetten, üretimden, iş gücünden, demokratik süreçlerden dışlanması, toplumun yarısını yok etmek anlamına gelmektedir."


 


- "Metal yorgunluklarımız varsa, gerekiyorsa kenara çekilmeyi de bilmeliyiz"


 


Erdoğan, AK Parti'nin 15 yıldır kadının her alanda temsili için çalıştığını dile getirerek, "Daha düne kadar pek çok alandan dışlanan, görmezden gelinen kadınlarımız, bugün hayatın her alanında büyük sorumluluklar üstlenmektedir. Yeterli olmasa da Parlamentomuzda iki kadın bakanımız, onlarca milletvekilimiz var. Bu sayıların inşallah daha da artmasını diliyorum" dedi.


 


Bir yandan iş dünyasında, akademide temsil gücünü artırmaya çalışırken, diğer yandan kadınların sorunları için çalışmak gerektiğini belirten Erdoğan, "Kadına şiddet, bunların başında gelmekte. Cumhurbaşkanımızla başlattığımız 'Kadına şiddet, insanlığa ihanettir' kampanyası, bu meseleye bakışımızın özetini sunuyor. Ne yazık ki kadına şiddet, tüm dünyada bir sorundur. Birleşmiş Milletler verileri, hayatı boyunca en az 1 kez şiddete maruz kalan kadın oranının yüzde 35 olduğunu söylüyor. Elbette bunun bir de çarpan etkileri var. Çocuklar, bu şiddetin dolaylı muhatabı olmaktadırlar. Toplumları taşıyan aile kurumu, temelinden sarsılmaktadır. Şiddetin olduğu yerde ne saygı ne merhamet ne sevgi ne de adalet yeşerir. Şiddet korkunun çocuğudur, acziyettir, zayıflıktır. Şiddet ancak fikri yoksulluğun öz güvensizliğinin boşluğunu doldurur ve sonucu maalesef çok acıdır" diye konuştu.


 


Emine Erdoğan, şiddet konuşulduğu kadar şiddete götüren sebeplerin konuşulması, bunların çözümüne odaklanılması gerektiğini vurgulayarak, "Bu da toplumsal seferberlik gerektirir. Siyasi mekanizmalar kadar sivil toplumun, medyanın, tek tek bireylerin bu çabaya dahil olması gerekir" ifadesini kullandı.


 


Bu konuda motor gücün kadınlar olduğunu belirten Erdoğan, salondaki kadınlara, "Milletimizle her zeminde bir araya geliyorsunuz, evlerde, sosyal etkinliklerde kadınlarımızın ruhuna dokunuyor, sorunlarına yakından şahit oluyorsunuz. Sizlerden ricam, onları can kulağıyla dinlemek kadar sorunlarını can kulağıyla görmenizdir. Gerçek çözümler, ancak sorunu dert edinmek, üzerine kafa yormakla bulunur. Yüzeysel ilgiler, yüzeysel sonuçlar doğurur. Metal yorgunluklarımız varsa, gerekiyorsa kenara çekilmeyi de bilmeliyiz" şeklinde seslendi.


 


Erdoğan, üstlenilen işin şahsi bir iş olmadığını ifade ederek, "Bir ülkenin kaderinden, insanlığın yaralarından bahsediyorsak, bu işlere adanmış hayatlar, tevazu sahibi neferler, hasbi yürekler gerekir. Çok şükür ki 15 yıllık serüvenimiz bu özelliklere sahip teşkilatçılığımızla inşa edildi. Bundan sonra da artan bilgimizi, tecrübemizi bu niteliklerle harmanlamalıyız. Birlikte yürüyeceğimiz uzun bir yol var. Yol, yol arkadaşı gerektirir. Rabbim hepimize güzel arkadaşlıklar nasip etsin. Unutmayalım ayaklar, kalbin gittiği kadar gider. Bunun için önce kalbimize bakalım, niyetlerimizi halis tutalım. Niyet hayır, akıbet hayır" diye konuştu. 


 


- "Bizler 'Kadına şiddet, insanlığa ihanettir.' diyen bir liderin, yol arkadaşlarıyız’’


 


Programda bir konuşma yapan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Dr. Fatma Betül Sayan Kaya ise, kadına karşı şiddetin hiçbir gerekçesi olamayacağını belirterek, "Bizler 'Kadına şiddet, insanlığa ihanettir.' diyen bir liderin, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın yol arkadaşlarıyız. Ama ana muhalefet genel başkanının, CHP Genel Başkanı'nın bu görüşte olmadığını kısa bir süre önce tekrar hep beraber gördük. Kendisini kadına yönelik şiddeti meşrulaştıran sözleri nedeniyle huzurlarınızda bir kez daha kınıyorum" dedi.


 


Bakan Kaya, AK Parti hükümetlerinin önemli başarılarından birinin de kadına yönelik hizmetler olduğunu, kadınların her alanda güçlü bir şekilde var olması için reform niteliğinde adımlar attıklarını söyledi.


 


Kadınlara pozitif ayrımcılık ilkesiyle anayasal güvence getirdiklerini belirten Bakan Kaya, "Kadınımızın statüsünün güçlendirilmesi kadın-erkek fırsat eşitliğinin sağlanması noktasındaki tüm engelleri bir bir kaldırdık. Kadınların aile ve iş hayatının uyumu için çok önemli düzenlemelere imza attık. Bugün kadınlarımız çalışma hayatında, siyasette ve sivil toplum kuruluşlarında çok daha aktifler" diye konuştu.


 


Bu gelişmelere rağmen kadına yönelik şiddet noktasında, 80 milyonun hep birlikte adım atmasına ihtiyaç olduğunu vurgulayan Bakan Kaya, şöyle devam etti:


 


"Şiddete karşı mücadelede başarılı olmak istiyorsak, öncelikle kime, neden ve nasıl demeden, hep birlikte el ele vermeyi başarmak zorundayız. Çünkü kadına karşı şiddetin hiçbir gerekçesi olmaz, olamaz. Bizler 'Kadına şiddet, insanlığa ihanettir.' diyen bir liderin, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın yol arkadaşlarıyız. Ama ana muhalefet genel başkanının, CHP Genel Başkanı'nın bu görüşte olmadığını kısa bir süre önce tekrar hep beraber gördük. Kendisini kadına yönelik şiddeti meşrulaştıran sözleri nedeniyle huzurlarınızda bir kez daha kınıyorum. CHP Genel Başkanı, daha önce de Çanakkale Belediye Başkanı'nın, seçilmiş bir kadın meclis üyesine gösterdiği tavra karşı da sessiz kalmış, terbiye sınırlarını aşan bu tavrı görmezden ve duymazdan gelmişti. Bu vesileyle kadın konularında duyarlı bazı sivil toplum kuruluşlarının ve CHP'li kadınların da aynı zamanda bu sözler karşısında sessiz kalmalarını anlayamadığımızı ve üzüntüyle karşıladığımızı da ifade etmek isterim.”


 


- Şiddete "sıfır tolerans"


 


Bakan Kaya, şiddet kimden ve nereden gelirse gelsin, bu alandaki mücadelelerini, "sıfır tolerans" anlayışıyla sürdürdüklerini, kadınlara karşı her türlü ihmal, istismar ve sömürüyü hep birlikte ortadan kaldırmak gerektiğini vurguladı.


 


Bu konudaki çalışmalarını kararlı şekilde sürdürdüklerini ifade eden Bakan Kaya, "Kadınlarımızın toplumsal statülerinin güçlendirilmesi, kadınlara karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesi, kadına yönelik şiddet ve istismarın ortadan kaldırılması, bakanlığımızın kadın politikalarının temelini oluşturmakta. AK Parti'nin iktidara geldiği günden beri, kadınlarımızın önündeki her türlü engeli kaldırmak için tarihi reformlar gerçekleştirdiğini ifade etmek istiyorum" dedi. 


 


Bu çalışmalardan en önemlilerinden birisinin, 2012 yılında çıkardıkları, Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun olduğunu hatırlatan Bakan Kaya, bu kanunun çıkmasının, Türkiye'de şiddete maruz kalan kadınlarla ilgili tarihi bir reform olduğunun altını çizdi.


 


Şu ana kadar şiddete uğramış 20 binin üzerinde kadının davasına müdahil olduklarını kaydeden Bakan Kaya, bugünden sonra da kadınların yanında olmaya devam edeceklerini bildirdi. Çalışmaların, 2016-2020 yıllarını kapsayan, Kadına Şiddetle Mücadelede Ulusal Eylem Planı doğrultusunda devam ettiğini vurgulayan Bakan Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:


 


"Eylem planımızda mevzuat düzenlemeleri, farkındalık oluşturma ve zihniyet dönüşümü, koruyucu ve önleyici önlemler, şiddet mağdurlarının güçlendirilmesi, sağlık hizmetleri, kurumlararası iş birliği ve politika geliştirme gibi temel alanda iyileştirmelerin gerçekleştirilmesi hedeflenmiştir. Kadına yönelik şiddet, birden çok kurumun eş zamanlı ve eş güdüm içinde müdahalesini zorunlu kılmakta. Bu nedenle kurumlar arasındaki iş birliği, bizim şiddetle mücadelemizde çok önem verdiğimiz bir nokta. Bunun için geçtiğimiz yıl 81 ilimizde Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Koordinasyon İzleme ve Değerlendirme Kurullarını kurduk.”


 


- Kadına yönelik şiddete 7 gün 24 saat izleme


 


Bakan Kaya, kadına yönelik şiddetle mücadelede eğitim ve farkındalık çalışmalarının önemli bir yer tuttuğunu, ülke genelinde kamu kurum ve kuruluşların personeli ve üniversite öğrencilerine yönelik eğitim programları düzenlediklerini anlattı.


 


Bakanlık olarak şiddetin önlenmesi, koruyucu ve önleyici tedbir kararlarının etkin şekilde uygulanması için Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerinin 7 gün 24 saat hizmet verdiğine değinen Bakan Kaya, şöyle konuştu:


 


"Şu anda 68 ilimizde hizmet veren Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerimizi yıl sonu itibarıyla 81 ilimizde açmış bulunacağız. Diğer yandan şiddet mağduru kadınlarımıza ve çocuklarımıza hizmet veren kadın konuk evlerimizin hem sayısını artırıyoruz hem de kapasitelerini güçlendiriyoruz. 2002 yılında 8 kadın konuk evi ile 170 kapasiteyle hizmet veren kadın konuk evlerimiz, bugün 137 merkezde ve 3 bin 500 kapasiteyle şiddet mağduru kadınlara ve yanlarındaki çocuklarına hizmet veriyor. Kadın konuk evlerimizde, barınma ve rehabilitasyon hizmetlerinin yanı sıra kadınlarımızın sosyal hayata katılımını sağlayan, istihdamlarına yönelik de çok önemli çalışmalar yürütüyoruz. Diğer yandan şiddetin önlenmesi ve hızlı müdahalede bulunulması için bilgi ve iletişim teknolojilerinden de faydalanıyoruz. Can güvenliği riski yüksek olan mağdurla şiddet uygulayan kişilerin teknik olarak birlikte takip edildiği elektronik kelepçe uygulamamızı, bu haziran ayı itibarıyla 2 ilden 6 ile çıkardık. Kelepçe sayımızı da 30'dan 600'e çıkardık. Şiddet mağduru ve tehlike altındaki kadınlarımızı daha iyi bir şekilde korumak için kapasitemizi artırmaya devam edeceğiz.”


 


- "Medeniyet değerlerimizde şiddete asla yer yok"


 


Bakan Kaya, bakanlıkları ile Adalet Bakanlığı'nın sistemlerini entegre ettiklerini, Haziran 2017 itibarıyla UYAP sistemine giden tedbir kararlarının, anında kendi sistemlerine de düşeceğini, bunun da müdahaleyi hızlı ve etkin hale getireceğini bildirdi.


 


POLNET sistemiyle İçişleri Bakanlığı'na da entegrasyonu hayata geçireceklerini vurgulayan Bakan Kaya, tüm bu yeniliklerin, şiddetin takibi ve önlenmesi anlamında attıkları güzel adımlar olduğunu dile getirdi.
 


Tüm çabalarının kadınların mutlu ve güven içinde yaşaması olduğunu anlatan Bakan Kaya, şunları kaydetti:


 


"Esasen sadece kadınımızın değil, kadınlarla birlikte erkeklerin, çocukların, gençlerin, yaşlıların güçlü olduğu bir ülke için çalışıyoruz ve bu yöndeki gayretlerimizin önünde duran tüm engelleri bir bir kaldırmak için çalışıyoruz. Hiç kimse bizden bu konuda hoşgörülü olmamızı beklemesin. Katıldığımız her toplantıda, platformda şiddetle mücadele konusundaki irademizin, kararlılığımızın altını çizeceğiz. Çünkü bizim kültürümüzde, inancımızda, medeniyet değerlerimizde şiddete asla yer yok. Toplumsal olarak bu konuda duyarlılığı artırmak zorundayız. Biz istiyoruz ki insanlarımız daha duyarlı olsun ama bunun için de doğru bir bilgi ve doğru bir dile ihtiyacımız var. Bu konuda medyaya da sorumluluklar düşüyor.”


 


- "Kadınların güçlendirilmesi için en önemli faktör eğitim"


 


Şiddetin önlenmesinde kadınların güçlendirilmesinin önemli olduğunun altını çizen Bakan Kaya, bu nedenle kızların öğrenim hayatlarına devam etmelerini önemsediklerini ifade etti.


 


Son 15 yılda kız çocuklarının okullaşma oranlarında önemli başarı elde ettiklerini, ortaöğretim kademesindeki kız çocuklarının oranını yüzde 45'ten yüzde 83'e çıkardıklarını kaydeden Bakan Kaya, yükseköğretim kademesindeki kızların oranının da yüzde 13,5'ten yüzde 44,5'e çıkarıldığını, artış oranını 3,2 kat olduğunu bildirdi.


 


Bu başarıda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde yürütülen "Haydi Kızlar Okula Kampanyası"nın büyük etkisi olduğuna işaret eden Bakan Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü: 


 


"Kız çocuklarımıza verdiğimiz şartlı eğitim yardımlarında pozitif ayrımcılık yapmamız ve şartlı eğitim yardımlarını annelerimize vermemiz de çok doğru ve yerinde bir karardı. Kızlarımızın okullaşma oranlarındaki artışta bunun da çok önemli bir desteği olduğuna inanıyoruz. Biz eğitim alanındaki tüm çalışmalarımızı bakanlığımızın hassasiyetle üzerinde durduğu, erken yaşta ve zorla evliliklerle mücadele konusunda da eğitim bizim en büyük destekçimiz oldu. 16-17 yaş aralığında evlenen kız çocuklarının oranı, toplam evlilikler içinde 2002 yılında yüzde 7,3'tü, 2016'da bu oran, yüzde 4,6'ya düştü. Biz inşallah kuvvetli bir şekilde mücadele ederek, bu oranı sıfırlamayı hedefliyoruz."


 


Bakan Kaya, 2018-2023 yıllarını kapsayan, Erken Yaşta ve Zorla Evliliklerle Mücadele Ulusal Eylem Planı ve Strateji Belgesi'nin çok önemli olduğunu, ayrıca erken yaşta evliliklerde Türkiye ortalamasının üzerinde 8 ilde de ayrı ayrı eylem planları hazırladıklarını anlattı.


 


Bu konuda çok kararlı olduklarının altını çizen Bakan Kaya, "Erken yaşta evlilikleri inşallah hep birlikte uzun vadede sizlerin de desteğiyle sıfırlayacağız, gereken yerlerde kapı kapı dolaşacağız. Bu konuda sizlerin desteği çok kıymetli. İllerde kadın doğum uzmanlarıyla psikologlarımızla sosyal çalışmacılarımızla birlikte kapı kapı dolaşarak ailelerimizi, kadınlarımızı, kızlarımızı bilinçlendireceğiz" dedi.


 


- Kadınların iş gücüne katılımı için verilen destekler


 


Kadınların ekonomik hayattaki görünümleri ve güçlerinin de artırılmasını istediklerini ifade eden Bakan Kaya, 2005'te yüzde 22,7 olan kadınların iş gücüne katılım oranının 2017'de yüzde 34,3'e çıkarıldığını bildirdi. 


 


Hedeflerinin 2023'te bu oranı yüzde 41'in üzerine çıkarmak olduğunu belirten Bakan Kaya, "Biz istiyoruz ki kadınlarımız okusun ve iş hayatının içinde yer alsınlar. Kadınlarımız çocukları ve işleri arasında tercih yapmak zorunda kalmasınlar" ifadelerini kullandı.


 


Bakan Kaya, kadın girişimcilere pozitif ayrımcılık yaptıklarını anlatarak, sadece mikro kredi uygulamalarından 160 binin üzerinde kadının yararlandığını ifade etti. Kızların eğitimden aldıkları güçle ekonomide, sosyal ve siyasal alanda daha fazla yer almalarını istediklerini dile getiren Bakan Kaya, şunları söyledi:


 


"Türkiye'nin bu kutlu yürüyüşünde, 2023 hedeflerimizde, 2053 yürüyüşümüzde daha fazla kadınımız bizimle yan yana yürüsün istiyoruz. Bu kutlu hedeflere kadınlarımızın katılımı ve katkısı olmadan ulaşmamız mümkün değil. Çünkü ülkemizin yarısını kadınlar oluşturuyor. Kadınların desteği olmadan, onların bilgi ve birikiminden faydalanmadan 2053'e doğru güçlü bir şekilde yürümemiz mümkün değil. İnşallah kadınlarımızı hayatın her alanında daha güçlü hale getireceğiz. Biz inanıyoruz ki kadının güçlü olduğu bir toplumda merhamet de hoşgörü de sevgi de demokrasi iklimi de daha güçlenir. Bu iklimde şiddet de zemin kaybeder, şiddet de barınamaz. Siyaset hayatı boyunca kadınları hem siyasetin hem de hayatın her alanında hak ettikleri şekilde asli unsuru, temel taşıyıcısı haline getirmenin mücadelesini veren Sayın Cumhurbaşkanımız, Liderimiz Recep Tayyip Erdoğan'a da sizlerin huzurunuzda teşekkür ediyorum. Bu teşekkürü ülkemizin bütün kadınları adına yapmak istiyorum.”


 


Panele, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Lütfiye Selva Çam da katıldı.


 


Siyasette Kadın Eli Paneli'nin basına kapalı bölümünde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Lütfiye Selva Çam ve İl Kadın Kolları Başkanı Şeyma Döğücü konuştu.


 


Konuşmaların ardından AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Şeyma Döğücü, Emine Erdoğan'a günün anısına bir tablo hediye etti.


02 Kasım 2017
Fotoğraflar